Linda Fraim

Psikoloji’deki Soyut ve Karmaşık Kavramları İnsanların Anlayacağı Dile Çevirmeye Çalışan Turkish Amerikalı Psikolog.

Ne İş Yapıyor?

Akademisyen
Eğitimci
Klinik Sağlık Psikoloğu
Aile Terapisti
Travma Uzmanı
Yazar
Araştırmacı

Nerede Yaşıyor?

KKTC
Istanbul

Hakkında

Linda Fraim 1973 İstanbul doğumlu olmasına rağmen babası Amerikalı ve annesi Türk. Bir evin tek kızı ama on tane çocuğa bedeldi. Anne ve babası sekiz yaşında ayrıldıktan sonra bir kelime Türkçe bilmeden annesiyle birlikte Türkiye’ye yerleşti. On üç yaşına kadar ısrarla Türkçe’yi öğrenmemek için çeşitli numaralar yapmış olsa da rahmetli Barış Manço’nun “Domates Biber Patlıcan” şarkısını diline doladıktan sonra Türkçe’yi yavaş yavaş öğrendi. Önce sokak Türkçesi ve argosu ile başlayan Türkçe serüveni Özel Eseniş Lisesi’ne girdikten sonra bozuk olan Türkçesini düzeltti fakat Türk eğitim sisteminin vermiş olduğu altyapı olmadığından dolayı dil ve tarih konusunda annesiyle herkesi zivanadan çıkarttı.

1991 yılında üniversite sınavına girdikten sonra Bilkent İngiliz fililojisini kazandı fakat orada okumak yerine Amerika’ya gitti ve tıp ağırlıklı kimya mühendisliğinde akademik yaşantısına başladı. Üniversite hayatına 17 yaşında başladı ve çok gezip tozmaktan bölümünü psikolojiye değiştirdi ve son 15 ders kala üniversiteyi bıraktı. Üniversite yaşamına altı yıl ara verdi ve bu dönemde yurt dışı rehberliği yaparak dünyanın bir çok ülkesine gitti. 17 Ağustos depremi olduğunda Yalova bölgesine gönüllü tercüman olarak gitti ancak ekip yetersizlikleri nedeniyle bir anda ellerinde işçi eldivenlerini bulup ekiplerle birlikte moloz ve ceset taşıdı. Bir sene kadar Yalova bölgesinde kaldıktan sonra üniversite eğitimini tamamlamaya karar vererek Amerika’ya geri dönüş yaptı.

2002 yılında psikoloji alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2004 yılında evlilik ve aile terapisi alanında yüksek lisansını tamamladı ve 2009 yılında da klinik sağlık psikolojisi alanında doktorasını tamamladı. Doktora tezini genç meme kanserinde kendi kendine meme muayene sıklığı ve etkili olan faktörler üzerine yaptı ve doktora tezini kitap olarak yayınladı. 2010 yılında Istanbul’da danışmanlık merkezini açtı fakat Bağkur-SGK’nın o dönemki mevzuat çatışması nedeniyle bir yıl sonra ofisini kapatıp çeşitli üniversitelerde öğretim üyesi olarak çalıştı ve halen çalışmaktadır. Şu anda da ikinci doktorasını iletişim ve medya yönetimi üzerinde tamamlamaya çalışıyor, tez aşamasında.

Hiç ortada ve akılda yokken 2016 yılında “Ebenin Danetlli Donu” adlı bir roman yazarak romantik ilişkilerde yaşanan aile ilişkilerini, kültür çatışmalarını ve kadınlar arasındaki güç çekişmelerinin yanı sıra dominant kadın hegemonyası çerçevesinde dönen gelin ve kaynana adayının çekişmelerini kaleme almıştır. Çeşitli akademik makale, kitap bölümleri, TV programları, dergi yazıları ve diğer yayınların dışında şu anda İnsan Cinselliğini A’dan Z’ye halk dilinde anlatan ama bilimsel kaynak destekli bir el kitapçığı hazırlıyor – bir aksilik olmaz ise Ocak 2019’da bitirmeyi hedefliyor. Bu kitaba ek olarak da eşcinsel bir arkadaşının otobiyografyasını kurgulayarak hazırlıyor.

Diğer bir yandan “İlişkilerin Anatomisi” adlı eğimtimsel-stand up gösterisi bulunuyor. Bir dönem Kadınca dergisi ve Sağlık Dergisi’nde düzenli yazılar yazdı. Türkiye’ye ilk döndüğü yıllarda, danışmanlık merkezinin olduğu yıllarda, özel bir kanalda yaklaşık bir sene boyunca her gün uzman konuk olarak programa çıktı.

Türkiye’nin bir çok yerinde, özellikle Rehberlik Araştırma Merkezleri’nde “Travma Geçiren Çocuklara Müdahale Teknikleri” adlı eğitimi verdi ve Şubat 2018’de bu eğitimi Azerbaycan’da verdi ve Azerbaycan’a belirli dönemlerde giderek Azeri meslektaşlarına eğitim vermektedir. Aile Danışmanlığı ve Terapileri eğitimlerinin yanı sıra Çözüm Odaklı Terapi, Cinsel Sağlık ve İşlev Bozuklukları, Aile içi İletişim Dinamikleri, Stres-Motivasyon-Başarı ve psikoloji alanında talep edilen çeşitli alanlarda alan çalışanlarına, öğretmenlere, rehber öğretmenlere ve de velilere çeşitli eğitimler vermektedir.  Bunun dışında Linda eski bir obezite hastası ve tüp mide ameliyatlıdır. Hem obezite hastası olup hem de psikolog olmanın avantajını kullanarak obezite hastalarına sosyal medya üzerinden düzenli olarak gönüllü destek vermektedir ve gerekli yönlendirmeleri yaparak bu sağlık sorunundan muzdarip olan kişilerin ameliyat öncesi ve sonrasında ihtiyaç duydukları psikolojik desteği vermeye çalışıyor.

2013 yılında bir akşam işten eve 6.5 saatte dönünce bir hışımla ve ani bir kararla Istanbul’daki pılını pırtını toplayarak Kuzey Kıbrıs’ın en gözde şehri olan Girne’ye yerleşti ve şu anda Çatalköy’de bulunan Uluslararası Final Üniversitesi’nde psikoloji bölümün öğretim üyelerinden bir tanesi olup aynı zamanda ve psikolojik danışmanlık merkezinin müdürü olarak çalışmaktadır.

İlişkilerin Anatomisi

“aaa ama sen beni yanlış anladın” cümlesiyle hiç karşılaştınız mı? Peki “ben seni hiç tanıyamamışım” dediğiniz oldu mu? Dahası “aaaa ……” diyip söyleyecek söz bulamadığınız anlar oldu mu?  Elbette olmuştur. Hepimiz her gün bu ve benzeri şokları yaşıyoruz. Özellikle ikili ilişkilerimizde. Niye şaşırıyoruz? İnsanlar bizi her gün şaşırtmaya devam ediyor. Kendi aile fertlerimiz dahil. Peki nerede yanlış yapıyoruz? Ya da gerçekten yanlış yapıyor muyuz? Diyelim ki yanlış yaptık… Sonrası? Toparlanma sürecimizi yaşarken yaşadıklarımız? Yaşadığımız çıkmazlar? Döngüler? Yaptığımız benzer tercihler? Niye hepsi aynı şekilde sil baştan oluyor? Hiç düşündünüz mü? Mutlaka düşünmüşsünüzdür…

Peki nerede yanlış yapıyoruz? Çok basit. İletişim kurduğumuzda algıda seçicilik kullanıyoruz. Sağlıklı iletişim kurmuyoruz. Kimi zaman işimize gelmiyor kimi zaman da farkında bile değiliz çünkü karşı tarafı dinlemiyoruz. Hatta daha da kötüsü karşımızdaki insanları istediğimiz kalıba sokabilmek için farkında olmadan kırk şekle giriyoruz.

İdeal eş/partner var mı? Ütopik bir dünyada mı yaşıyoruz ilişkilerimiz söz konusu olunca? Yoksa popüler kültür ve medyanın dayatması sonucunda aslında kendimizi spesifik bir kalıba soktuğumuzun farkında değil miyiz? Hatta sürekli olarak üçgeni yuvalağın içine sokmaya çalıştıkça bu ikilinin uyuşmadığını görüyoruz ama yine kendimizden ödün vererek herkesi bu şekil uyuşmazlığın içine çekmeye çalışarak çevremizde üçgenler oluşturuyoruz ve yine iletişim kuramıyoruz, yine istediğimizi elde edemiyoruz, yine hayıflanıp olduğumuz yerde dönüyoruz.

İlişkilerin anatomisini işte bu sebeplerden dolayı masaya yatırmamız gerekiyor… İlişkilerimizi masaya farklı bir perspektiften yatırıp otopsisini yaparak yukarıdaki sorulara birlikte cevap bulmaya çalışacağız. Niye?

Çünkü… mutlu olmak hakkımız… sağlıklı ilişkilere sahip olmak hakkımız… karşılıklı pozitif yönde beslendiğimiz ilişkilerimizin olması yaşam kalitemizi arttırır ve yaşadıklarımızdan zevk almamızı sağlar… Eh bunlar varken niye kısırdöngüde kalıp mutsuz olmaya devam edelim ki?

Diğer Konuşma Konuları
– İlişkilerin Maskeli Balosu
– Cinsel Sağlık – fizyoloji, hastalıklar, patoloji, korunma yöntemleri
– Kronik Hastalık ve Psikoloji – meme kanseri, obezite, koroner kalp hastalıkları, vb.
– Öfke/Stres Yönetimi/Progresif rahatlama
– Travma sonrasında yeniden ayağa kalkmak

Tasarım ve Geliştirme Charmacy.co

İlham Veren Konuşmalar bir DB Positive markasıdır. © Tüm hakları saklıdır 2018

Gizlilik Sözleşmesi            DB Positive Web Sayfası

İlham Veren Konuşmalar bir DB Positive markasıdır.
© Tüm hakları saklıdır 2018

Tasarım ve Geliştirme Charmacy.co